TAİPEİ / TAYVAN
2.BÖLÜM

Yazılış:
15.06.2016

Hostelde kahvaltı ettikten sonra Shifen Waterfall’a (Shifen Şelalesi) gitmek için Taipei Main Station’a (Taipei Ana İstasyonu) yollanıyorum. Bu şelale için Tayvan’ın Niagara’sı deniliyor. İstasyonda Shifen trenin gidiş dönüş saatlerini öğrendikten sonra Ruifang istasyonuna giden trenin kalkacağı 4 no'lu durağa yollanıyorum. Ücret 61 TWD. Vardıktan birkaç dakika sonra tren geliyor ve vaktinde hareket ediyor. Yaklaşık 42 dakikalık bir yolculuktan sonra da Ruifang’a varıyor. Pingxi hattına giden trene binmek için Ruifang Old Street yazan 3 no'lu tabelaları takip edip bir başka durağa gidiyorum. 

Yaklaşık 20 dakika sonra gelen trene biniyor ve Shifen istasyonunda iniyorum. Bu istasyonun olduğu yerde Pingxi Old Street bulunuyor. Burada yöresel yemekleri tadabileceğiniz küçük restoranlar ve alışveriş yapabileceğiniz mağazalar bulunuyor. Pingxi, fenerleriyle meşhur. Mağazalarda satılan fenerlerden satın alıp dileklerini, düşüncelerini yazıp tren rayları üzerinden gökyüzüne bırakan insanlarla dolu bir yer. Fener festivali zamanında gelinirse çok güzel manzaralarla karşılaşılabilir. Trenden indikten sonra çoğu kişinin sağ tarafta yer alan köprüyü geçtiğini görünce peşlerine takılıyorum  Geçtikten sonra ilgimi çeken bir şey olmadığını, insanların fotoğraf çekinip geri döndüğünü görünce onlarla birlikte ben de dönüyorum. 

Şelaleye gitmeden önce bir şeyler atıştırayım diye düşünüyorum. Kredi kartıma güvendiğim ve fırsat bulup bankamatikten para çekemediğim için yanımda fazla TWD yoktu. Birkaç restorana kredi kartı geçip geçmediğini soruyorum ve sadece nakit geçtiği cevabını alıyorum. Yapacak bir şey yok deyip tabelaları takip ederek Shifen şelalesine doğru yola devam ediyorum. Burada da hangi yönde ne olduğu, ne kadar mesafede yer aldığını gösteren tabelalar bulunuyor.

Tren ile şelale arası yürüyerek yaklaşık 15 dakika sürüyor. İlk köprü girişinde Shifen Waterfall Park (Shifen Şelale Parkı) 09:00 - 16:30 arasında açıktır yazıyor. Giriş ücretsiz. Köprüyü geçtikten sonra yiyecek satan birkaç yerin önünden geçiyorum. Bu restoranların olduğu yerin az ilerisinde tuvaletler bulunuyor, kullanmak ücretsiz. Yürüyüş yolları ve izleme yerleri iyi düşünülmüş. Şelaleyi ilk gördüğüm yerde biraz izliyorum ve bu manzarayı tam karşıdan görmek için yolun sonuna kadar yürüyorum. 

Manzaranın keyfini çıkardıktan sonra treni kaçırmamak ve M.’i karşılamaya geç kalmamak için istasyona geri dönmeye karar veriyorum. Dönerken gelinen yoldan dönmek yasak olduğu için -tabela var- yolu takip ederek şelaleyi görmek için yapılan ilk izleme yerinin olduğu yere varıyorum. Böyle yapılmasının nedeninin insanların birbirini itip kakmasını önlemek olduğunu düşünüyorum. Pingxi Old Street’te yemek yiyemediğim için bir restorandan 100 TWD’ye balık kızartması alıyorum. Dönüşte para lazım olursa bankamatikten çekerim diye düşünüyorum.

Trene binerken kartımı okuttuğumda eksi bakiyeye düşüyor. Kartı alırken ödediğim 100 TWD’den olsa gerek diyorum kendi kendime. Tren ücreti yine 61 TWD. Dönüşü çok kalabalık olduğu için trenin kalkış saatinden önce gitmek gerekiyor. Tren ile önce Ruifang’a, oradan Main Station’a gidiyorum.

M.'in Tayvan vizesi alması daha kolay olduğu için burada buluşmayı kararlaştırmıştık. Japonya’da tatilde olduğu için oradan gelecekti, ben de onu karşılamaya gelmiştim. Buraya varmasına daha vakit olduğundan Main Station’dan dışarı çıkmayıp alt katında yer alan yeraltı alışveriş merkezini geziyorum. Burası gözüme çok büyük, yürü yürü bitmeyen bir yer olarak görünüyor. İçerisinde playstation, xbox, nintendo vb. oyun konsolları, action figure’ler, aksesuar, hediyelik eşya satan mağazalar ve restoranlar bulunuyor. Vakit öldürmek için bir restorana girerek yemek yiyorum.

Yemekten sonra havalimanından gelecek 1819 no'lu otobüsün yolcuları indireceği kapının orada beklemeye başlıyorum.  Havalimanında ve burada ücretsiz wifi bulunduğu için iletişimi internet üzerinden sağlıyorduk. Bu istasyonda dikkatimi çeken bir şey de içeride evsizlerin bulunmasıydı. Gördüğüm kadarıyla kimseyi rahatsız etmiyorlardı. Mağaza ve restoran çalışanları da onlara yemek vererek yardımda bulunuyorlardı.

Yaklaşık 10 dakika kada sonra M. geliyor. O gelene kadar da gelen her otobüste dışarı çıkıp gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Birlikte geçirebileceğimiz topu topu 1,5 gün vardı, bir süredir görüşmemiştik ve ulaşım konusunda tecrübe sahibi olmuştum. Bütün bunlar birleşince M.'i karşılamaya gelmiştim. Metro ile yanında kalacağı kişi ile buluşacağı durağa giderken sabah bu istasyonda buluşmak üzere sözleşiyoruz. İneceği durakta kendisini yolcu ediyor ve hostele dinlenmeye dönüyorum.

Sabah kahvaltı yaptıktan sonra M. ile buluşmak üzere Main Station'a gidiyorum. Buluştuktan sonra trenle  Ruifang istasyonuna gidiyoruz. Ücret 44 TWD. Yolculuk yaklaşık 42 dakika sürüyor. Durakta indikten sonra 1 no'lu Jiufen yazan çıkıştan çıkıyoruz.

Polis İstasyonu

Çıktıktan sonra yolun karşısına geçiyor ve sol tarafa dönüp polis merkezini görene kadar yürüyoruz. Merkezin yanındaki otobüs durağından 788 no'lu otobüse biniyor ve yaklaşık 15 dakika kadar sonra Jiufen'de iniyoruz. Ücret 15TWD. Yaptığım araştırmalara istinaden 788 no'lu otobüse binmiştik. Keelung’a giden otobüsler de buradan geçiyor, önce o otobüs gelirse şoföre Jiufen’den geçip geçmediğini sorabilirsiniz. İndikten sonra biraz bayır yukarı yürüyerek girişe geliyoruz. 7 Eleven’ın sağ tarafından giriliyor. Jiufen Old Street’te restoranlar, çay, taco balls, doriyaki dondurma, kahve satan yerler, hediyelik eşya mağazaları vb. yerler bulunuyor. 2001 yılında çekilen Spirited Away animasyon filminden dolayı burası daha da meşhur olmuş. 

Çarşıdan geçerken karnımızı doyurmak için bir restorana giriyoruz. Yemeklerden beef noodle (etli erişte) -Türkçe’ye çeviri tam bu olmayabilir- sipariş veriyoruz. Ücret 100 TWD. Yemek çok sıcak bir şekilde hemen geliyor. M. yerken zorlanmamasına rağmen sıcaktan dolayı yemekte zorlanıyorum. Şu ana kadar yediğim en güzel noodlelardan biri olduğunu da söylemem gerek. 

Yemekten sonra gezmeye devam ediyoruz ve bir yerde çok kötü bir koku alıyoruz. Bu kokuyu Night Market’i gezerken de almıştım ama üzerinde durmamıştım. Daha sonra bu kokunun Stinky Tofu -Kokmuş Tofu- adlı yiyecekten olduğunu, tadının çok da kötü olmadığını söylüyor M.. Adının hakkını veren bir kokusu var doğrusu. 

Sokakları gezdikten sonra  çay içmek için buranın en meşhur yerine, A Mei Tea House’a giriyoruz. Kişi sayısı ve siparişe göre fiyatlar değişiklik gösteriyor. Bizim istediğimiz çayın fiyatı 800 TWD. Kişi başı 400 TWD’ye denk gelmesine rağmen şimdiye kadar çaya verdiğim en fazla para olduğunu düşünüyorum. Sipariş verirken fiyatını bildiğimiz ve denemek istediğimiz için sorun etmiyoruz. Kredi kartı geçmiyor, sadece nakit kabul ediliyor. Ayrıca, çayınızı bitirmediyseniz küçük kırmızı bir kutuya paket yapıp veriyorlar. Çayı ve suyu getirdiklerinde yapılışını ve servis edilişini gösteriyor garson. Her ne kadar video kaydı yapmayı düşünüyor olsam da yapmadığım için yapılış tarzını karıştırıyor olabilirim. 

Çay paketinden biraz çay alıp demliğe atıyor ve üzerine sürekli kaynar halde olan sıcak sudan ekliyor. 45 saniye kadar bekledikten sonra demliği diğer seramik çanağın üzerine deviriyor. Bardağı fincanın içine koyduktan sonra çayı bardaklara döküyor. Sonrasında çubukla bardağın içindeki çayı fincana geri döküyor ve bardağı eline alıp ovmaya başlıyor. Bunun elleri ısıtmak için yapıldığını söylüyor. Yapraklardaki tozlar temizlendiği için de ilk yapılan çay içilmiyor. Her çaya 5 - 6 kere su ekleyip içebileceğimizi, sonrasında tadının acı olacağını söyleyip yeniden demlememizi önerip yanımızdan ayrılıyor. Yapılışını göstermesine rağmen biz yapmaya çalışırken sırayı karıştırdığımız oluyordu. Tadı değişmediği için sorun etmiyorduk. Yeterince çayımız olduğundan her 4 - 5 defadan sonra yaprakları değiştirip yeniden demliyoruz.

Çay evinde dinlenip sohbet ettikten sonra madene gitmek üzere bu otantik yerden çıkıyoruz. M.’e Taipei’yi de göstermek istediğimden, maden yolunu bulamadığımızdan ve bulduğumuz yolun gitmeyebileceğini düşündüğümüzden gerisin geriye girişe doğru yollanıyoruz. Yaptığım araştırmalara istinaden burada yapılan Doriyaki (Dondurma diyelim) meşhur olduğundan her yerde bunu satan bir yer arıyoruz. “Arayan mevlasını da bulur belasını da” sözünden mütevellit sonunda  doriyaki satan bir dükkan buluyoruz. Aldıktan sonra kalabalıktan uzaklaşıyor ve Jiufen manzarası eşliğinde keyfini çıkartıyoruz.

Dönüşü Ruifang istasyonuna gitmek için çarşı girişinden, ana yolda yukarı doğru biraz yürümek gerekiyor. Dar bir yol olduğundan, kaldırım bulunmadığından ve otobüsler dönüş yaptığından dikkatli yürümekte fayda var. Biraz yürüdükten sonra karşı tarafa geçip aşağı istikamete giden Ruifang yazan bir otobüse biniyoruz. Hava yağmurlu ve sisli olduğu için Mt. Keelung’a (Keelung Dağı) çıkmıyoruz. Öğrendiğim kadarıyla buranın manzarası çok güzelmiş. Yürüyüş, doğa ve manzara sevenler buraya çıkmayı düşünebilir. Jiufen’den Taipei’ye döndükten sonra M. ile Taipei 101 binasına gidiyoruz. Burada yemek ve waffle yiyip şehir manzarasını izlemek için Elephant Mountain’a (Fil Dağı) yollanıyoruz. 

Buraya ilk çıktığım sefer yağmur yağıyordu, ikinci seferimde yağmur yağmaya devam ediyor. Burayı gezdikten sonra Night Market’i gezmeye gidiyor ve sonrasında sabah erkenden buluşmak üzere sözleşiyoruz. Yarın benim uçuşumun olmasından ve M.’in de otobüsle başka şehre yolculuğu olduğu için erken buluşmayı kararlaştırmıştık. M.’den Main Station durağında ayrılıyor ve Ximen’e giden metroya biniyorum.  Elephant Mountain ve Night Market’i 1. bölümde anlattığım için tekrar anlatmıyorum.

Erken kalktığım için hostelde kahvaltımı yapıp, sırt çantamı toplamıştım. Sabah erken buluşmaya karar verdiysek de M. uyuyakaldığı için buluşmayı yarım saat ileri erteliyor, buluşma yerini değiştiriyoruz. M. çıktığını söyledikten sonra çantamı hostelde bırakıp metro ile Longshan Temple durağına yollanıyorum. Burada bulunduğum ilk yarım gün hava parçalı bulutlu, 3 gün yağmurlu, şimdi son günümde ise güneşli. Longshan Temple Information  Center’da (Bilgi Merkezi) buluştuktan sonra durağa ismini veren Longshan Temple’ı (Longshan Tapınağı) geziyoruz. Tayvanlılar için burası kutsal bir yer olduğundan dua etmeye, gezip görmeye gelen çok sayıda insan bulunuyor.

Tapınağı gezdikten sonra çantamı almak için hostelime yürüyerek gidiyoruz. Arada 1 durak olduğundan sohbet ede ede, geze geze gideriz diyoruz. Bir ara yolu karıştırdığım için kayboluyoruz, neyse ki çok geçmeden yolu buluyoruz.

Hostelden çantamı alıp, resepsiyondakilere yardımları için teşekkür ettikten sonra bir şeyler yiyip Main Station’a yollanıyoruz. Main Station’daki Information Center’da easy card’ımı veriyor ve kart ücreti olan 100 TWD ile birlikte içindeki bakiyeyi geri alıyorum. 1. Bölüm’de bundan bahsetmiştim, yeri geldiğinden bir kez daha bahsedeyim dedim. M.’e otobüs biletini aldıktan sonra havalimanına gitmem gerektiği için vedalaşıp ayrılıyoruz.

Havalimanından geldiğim otobüsün indirdiği yere gidiyor ve bilet satış ofisine havalimanına giden otobüslere nereden bilet alabileceğimi soruyorum. Görevli beni bir yere yönlendiriyor, yönlendirdiği yere varınca sorduğum kişi başka bir yere yönlendiriyor. Yönlendirdiği yer Main Station’un dışında kalıyordu. Dışarı çıktıktan sonra bir başkasına daha soruyorum. Bu kişi beni bambaşka bir yere yönlendirmeye çalışınca  tekrar içeri giriyor ve bir güvenlik görevlisine soruyorum. Çıkış kapılarından biri kapalı olduğu için South 3 (Zhongxiao W.R.D) kapısından çıkıp sağa dönmem gerektiğini söylüyor. Onu dinliyor ve Panasonic tabelasının olduğu yere doğru yollanıyorum. Binaya girince otobüs terminalini bulabilmeme seviniyorum. Siz gittiğiniz zaman tabela değişmiş olabilir ama terminalin yerinin değişeceğini pek sanmıyorum. Otobüs ücreti 125 TWD. Taipei şehir merkezinden havalimanına ulaşımı da bu şekilde sağlıyorum. Başka şehre giden otobüsler bu terminalden kalkmıyor. Bilet aldığınız zaman otobüsünüzün nereden kalktığını öğrenmenizde fayda var.

Şehir içerisinde fazla vakit geçirmediğimden bu konuda çok bilgi veremiyorum. Ulaşım konusu ise oldukça rahat. Metro ve otobüs sistemi gelişmiş olduğu için bir sıkıntıyla karşılaşmadan gideceğiniz yerlere kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Notlar ekleyerek  yazımı noktalıyorum.

- Vize ücreti yok, 2 resim ile Taouyan havalimanından 30 günlük vize alınabiliyor.
- Para birimi TWD
- Easy Card 100 TWD’ye Ximen  ve birkaç istasyonda satılıyor, metroda her kullanımda %20 indirim sağlıyor. Kart hem binerken hem inerken okutuluyor.
- Hava durumu yağmurlu gösteriyorsa kesinlikle bir yağmurluk gerekiyor.
- İnsanlar yardımsever, yemekleri ve doğası çok güzel, ulaşım kolay.